İki Barış Fotoğrafı
Özellikle dergi yayıncılığının etkili olduğu bir döneme rastlayan 2. Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşını, her biri çağın belleğine kazınmış bazı kült fotoğraflar ve onların artık yıldızlaşan fotoğrafçılarıyla hatırlarız. Robert Capa’nın Normandiya Çıkartması (D-Day) fotoğraflarının (06 Haziran 1944), Eddie Adams’ın Bir Vietkongun Saigon Polis Şefi Tarafından İnfazı’nın (1968) veya Nick Ut’un napalm saldırısına uğramış köylerinden dehşetle kaçan bir grup korkulu çocuğu fotoğrafladığı Napalm Kızı’nın (08 Haziran 1972) –ki başlı başına bu fotoğrafın ABD’de Vietnam Savaşının sonunu hızlandıran barışçı hareketlerin güçlenmesinde de önemli bir etkisi olduğu bilinir–savaşa ve savaşın sebep olduğu yıkıma dair ortak hafızanın önemli yapıtaşları olduğunu söylemek pek de abartılı olmaz.
Günümüz görüntü bombardımanı içinde eski etkilerini yitirmiş olsalar bile şimdinin savaş fotoğrafları da duyarlı vicdanlarda derin bir barış özlemi yaratmayı sürdürüyor.
Ben ise burada 20. Yüzyıl’da dünyamızın yaşadığı iki büyük savaşın hemen öncesinde ve sonrasında çekilmiş iki çok bilinen fotoğrafı, nispeten az bilinen ve esasen savaşla ilintili hikayelerinden hareketle, barış fotoğrafları olarak ele alacağım.
Bu fotoğrafların ilki 1876-1964 yılları arasında yaşamış ünlü Alman fotoğrafçı August Sander’in o çok bilinen insan tipolojilerinin büyük bölümünü çektiği Köln dolaylarındaki memleketi Westerwald’den 1912-1914’e tarihlenen Genç Köylüler fotoğrafı.
Genç Köylüler (Dans Yolunda), Westerwald 1912-1914, Gümüş Jelatin Baskı
August Sander 1912’den 1930’lardaki Nazi iktidarına dek sürdürdüğü 20. Yüzyılın İnsanları isimli bu büyük ve eşsiz projesinde her türlü toplumsal sınıftan ve meslekten insanı fotoğraflamıştır(1).
Bir sosyalist ve Nazi aleyhtarı olan oğlu Erich’in, toplama kampında ölümünün acısını da yaşayan August Sander’in o koşullarda saklayabildiklerinden bugüne kalanlar olağanüstü bir toplumsal ve insani belgelik oluşturur.
Sander, çok bilinen diğer fotoğrafları gibi muhtemelen bu Genç Köylüler fotoğrafını da bisikletiyle taşıdığı makinası ve donanımı ile kendi çocukluğunu geçirdiği bölgede bir kır yolunda çekmiştir.
Bu fotoğraf onun diğer fotoğraflarında da olduğu üzere, bize bu gençler hakkında sosyolojik ve psikolojik gözlem imkanı vermektedir.
John Berger, ‘Takım Elbise ve fotoğraf’ adlı yazısında gençlerin giyimlerinden hareketle onların köylü veya işçi olabileceklerini değerlendirerek devamla; “Ama belki üçlünün dans yerine varıp, bir iki bira yuvarladıktan ve göz ucuyla (...) kızları seyrettikten sonra, ceketlerini çıkartıp attıklarını, kravatlarını çözdüklerini ve dans ettiklerini, belki de yalnızca şapkaları başlarında, sabaha kadar, ertesi günkü işe kadar dans ettiklerini düşünmek gene de mümkün” der(2).
Muhtemelen en iyi giysileri ve havalı bastonlarıyla kasabadaki bir dans partisine, veya komşu köyün kızlarını görmeye giderken rastladıkları August Sander’e, yani çamurlu yolun ortasına koca fotoğraf makinesini kurmuş bisikletli tuhaf bir adama, biraz da şaşkınlıkla poz veren bu üç köylü gencin fotoğrafı, bugün bize çekildiği tarih itibarıyla bambaşka bir hikayeyi de anlatıyor(3). Bu güzel fotoğrafın 1. Dünya Savaşı’nın hemen arifesinden, kendi hallerindeki üç Alman köylüsü gencin mutlu barış günlerinden bir an olması bize onların çokyakında Büyük Savaş’la kesişecek olan hayatlarını ve muhtemel akıbetlerini hüzünle düşündürüyor. İkinci fotoğraf ise Amerikalı fotoğrafçı W. Eugene Smith’in (1918-1978) çok bilinen 1946 tarihi Cennet Bahçesine Yürüyüş fotoğrafı.
Cennet Bahçesine Yürüyüş (The Walk to Paradise Garden, 1946, Gümüş Jelatin Baskı)
Bu fotoğraf, vaktiyle Life dergisi tarafından çocukların yüzlerinin görünmediği gerekçesiyle yayımlanmamış, ancak 1955 yılının meşhur İnsanlık Ailesi (The Family of Man) sergisinin son fotoğrafı olarak epey etki yaratmıştır(4).
Zira karanlık bir ormanda elele tutuşmuş iki küçük çocuğun bir aydınlığa doğru yürüyüşlerini gösteren bu fotoğraf, 2. Dünya Savaşı’nın çok kötü günlerinin ardından açılan bu önemli serginin son sözü olarak, aşikar biçimde gelecek umudunu imliyordu.
Bu fotoğrafın, W. Eugene Smith için kendi çocuklarının fotoğrafı olmasının ötesinde bir anlamı daha vardır. Foto muhabiri Smith, 2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, 1945 yılının Mayıs ayında Japonya’da Okinawa Muharebesini takip ederken, ağır biçimde yaralanıp iki yıllık yoğun tedavi sonrasında fotoğraf makinesini yeniden eline aldığı günlerden birinde, yıkıcı savaşın ardından adeta kendisinin de yeniden doğuşunu simgeleyen bu fotoğrafı çekmiştir.
Onca acı ve hüznüyle savaş var, ama barış da mümkün ve mutluluğun fotoğrafı için, barış lazım.
(1) Reiner Holzemer, (Belgesel film- DVD),August Sander-People of the 20th Century, 2002 (2)O Ana Adanmış John Berger'dan seçme yazılar Metis Seçkileri -1, Metis Yayıncılık, Birinci Basım: Ekim 1988. s. 54-62 (3) Gerry Badger,The Genius of Photography:How Photography has Changed our Lives, BBC TV Series-Quadrille Publishing, 2007, s.68 (4)Gerry Badger (age) s.114
|